Zencefildeki Kurkumin Maddesinin Potansiyeli Araştırılıyor

Erzurum’da doğal ürünler üzerine araştırma yapan bilim insanları, zencefildeki “kurkumin” maddesinin kolon, meme, mide-bağırsak kanserleri ile Alzheimer gibi bazı hastalıklara karşı potansiyelini araştırdı.

Türkiye Bilimler Akademisi Asli Üyesi ve Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İlhami Gülçin, bu yıl “100. Yıl TÜBİTAK ve TÜBA Bilim Ödülleri”ne layık görülen bilim insanları arasında gösterildi.

Gülçin, “Biyokimya alanında doğal veya sentetik antioksidan moleküllerin antioksidan kapasitelerinin belirlenmesi ve etki mekanizmalarının aydınlatılması, global hastalıklar ile ilintili bazı metabolik enzimler için selektif inhibitör seçimi, dizaynı ve sentezi konularında uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları” nedeniyle 100. Yıl TÜBİTAK Bilim Ödülü Temel Bilimler’de ödüle layık görüldü.

Ekibiyle doğal ürünler üzerine yaptığı çalışmalarda, zencefildeki “kurkumin” maddesinin kolon, meme, mide-bağırsak kanserleri ile Alzheimer gibi bazı hastalıklara karşı potansiyelini araştıran Prof. Dr. İlhami Gülçin, biyokimya alanında yaptığı çalışmaları AA muhabirine anlattı.

“Halen sentetik antioksidanlar dünyada yaygın kullanılıyor.

Günümüzde gıda ve sağlık sektöründe antioksidanların kullanıldığını ifade eden Gülçin, şöyle konuştu:

“Genelde yağlı gıdalar çok hızlı bozulmakta ve bunu önlemek için farklı sentetik antitoksinler kullanılıyor. Bunlar hem gıdaların raf ömrünü uzatır hem de istenilmeyen yan etkilere sahip değiller. Fakat araştırmalarda, çok sıklıkla kullanılan bu sentetik antitoksinlerin kanser gibi ciddi sağlık sorunlarına sebep olduğu kaydedilmiştir. Bu aşamada özellikle Amerika başta olmak üzere Avrupa ve bazı ülkelerde bazı sentetik antitoksinlerin kullanımı ciddi şekilde sınırlandırıldı veya tamamen yasaklandı. Ülkemizde ise son zamanlarda Sağlık Bakanlığının bu konudaki hassasiyeti bilinmektedir. Ama gördüğümüz kadarıyla halen sentetik antioksidanlar dünyada yaygın kullanılıyor.”

Gülçin, stres ve çevresel faktörler, hava kirliliği, fabrika atıkları, deniz ve karaların kirlenmesi, trafik gürültüsü, yüksek gelirim hatları, egzoz dumanlarının yanı sıra kontrolsüz kullanılan pestisitlerin (bakteri, virüs ve haşerelerin zararlı etkilerini ortadan kaldırmak için kullanılan kimyasallar) insan sağlığını ciddi şekilde etkilediğini belirterek, özellikle bu stres faktörlerlerinin metabolizmada oksidatif stres meydana getirip çeşitli hastalıklara yol açtığını dile getirdi.

Bilimsel olarak 100’den fazla hastalığın sebebinin oksidatif stres ve bundan kaynaklı reaktif ara ürünlerin olduğunun ispatlandığını söyleyen Gülçin, “Zencefilde bulunan kurkumin molekülünün antioksidan etkisini belirledik ve sentetik, güçlü olan standartlarla kıyasladık. Uluslararası önemli dergilerden olan Chemico-Biological Interactions’de yayınlanan bu çalışmamızda gördük ki kurkumin molekülü, sentetik antioksidanlarda bazı metotlarda çok daha fazla etkili. Kurkumin molekülü, dünyada ilk izole edilen doğal üründür, zencefilden saflaştırılıyor. Zencefil İslami açıdan önemli, Kur’an-ı Kerim’de insan süresinde ‘biz onlara zencefil içeren içecek ikram ediyoruz’ ayeti var. Kur’an’da bu bitkinin katkı maddesi olarak geçmesi oldukça anlamlı. Bu noktada zencefil ilham kaynağımız oldu.” diye konuştu.

“Zencefil, müthiş bir biyolojik etkiye sahip”

Gülçin, 10 gram kurutulmuş zencefilde 3 grama yakın kurkumin bulunduğunu belirterek, “Sanki Allah kurkumin molekülünü tamamen insanlara şifa olsun diye yaratmış. Literatürde kolon kanseri, meme kanseri, mide ve bağırsak ve Alzheimer gibi birçok hastalığa karşı etkili olduğu belirtilmiş. Uluslararası önemli bilimsel dergileri inceldiğinde zencefilin birçok hastalığa iyi geldiği görülmekte. Müthiş bir biyolojik etkiye sahiptir. Bu noktada zencefilin söz konusu hastalıklara karşı çok etkili olabileceği potansiyelini ortaya koyduk.” ifadelerini kullandı.

Havlıcan, zerdeçal ve karanfilin de zencefil gibi benzer etkiye sahip olduğunu, bunların beraber kullanılmasında sinerjik bir etkinin de ortaya çıktığını anlatan Gülçin, bin yıllık geçmişi olan Anadolu mutfak kültüründe salatalarda da bu tarz bitkilerin sıklıkla beraber kullanıldığını dile getirdi.

Prof. Dr. Gülçin, antioksidanların renkli sebze ve meyvelerde daha fazla bulunduğunu, turunçgillerin de bu anlamda çok zengin antioksidan kaynağı olduğunu vurguladı.

“Kurkumin makalemize, yayınlandığı tarihten beri 1500’e yakın atıf atıldı”

Aldıkları ödülde amiral çalışmanın “kurkumin molekülünün antioksidan etkisi ve mekanizmasının aydınlatılması” konusu olduğunu belirten Gülçin, şunları kaydetti:

“Kurkumin, özellikle zencefil, zerdeçal gibi Uzak Doğu kültürüne ait bitkilerde bulunan bir molekül ve çok faydalı bir bitki, birçok kanser türüne karşı etkili olduğu bilimsel olarak ispatlandı. Çünkü çalışmamızda kolon ve meme kanserleri, Alzheimer ile mide bağırsak gibi çok sayıda hastalığa sebep olan oksidatif stresin, kurkumin kullanarak bastırılabildiğini gördük. Kurkumin makalemize, yayınlandığı tarihten beri 1500’e yakın atıf atıldı, bu atıf dev dergilerde yayınlanan makalelerin bile alamayacağı bir sayı. Bugüne kadarki 500 makalemden de 40 bin civarında atıf alındı. Türkiye’de 40 bin civarında atıf alan bilim insanı sayısı, bir elin parmaklarını geçmez. H-indeksim ise 111’dir. Bugün Türkiye’de H-indeksi 100’ü geçen çok nadir bilim insanı var. Bunlar çalışmaların kalitesini gösteren bilimsel parametreler.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir